31 Mart 2016 Perşembe

Güzellik Uykusu Gerçek

0 yorum
Güzel görünmek için ağır makyaj yapmayı, cilt serumları kullanmaya gerek olmayabilir. Zira, uzmanlar "Sekiz saat uykunuzu aldınız mı?" diye soruyor ve onlara göre güzel ve canlı görünmenin tek yolu, sıkı bir uykudan geçiyor.



 Independent, güzellik uykusu kavramının İsveç'te yapılan bir araştırmayla bilimsel olarak da kanıtlandığını yazıyor. Stockholm'deki Karolinska Enstitüsü'nde yapılan araştırmada 18 ila 31 yaşları arasında kadın ve erkek denekler kullanıldı.Uykusuz bırakılan ve sekiz saat gece uykusu uyuyan iki grup deneğin fotoğrafları, 65 kişi tarafından oylandı. Fotoğraflarda denekler makyajsız, saçları açık halde görüntülendi ve kendilerinden kameraya doğal bir ifadeyle bakmaları istendi. Oylama sonucu uykusuz bırakılan sadece bir kaç kişi, normal uyuyanlara göre daha çekici ve daha sağlıklı bulundu. Haberde ayrıca, araştırmanın görünümlerine fazla önem veren ergenlik dönemindeki çocuklarını erken yatırmak isteyen ebeveynler için iyi, kozmetik endüstrisi içinse kötü bir haber olduğu söyleniyor. Araştırmanın sonuçları İngiliz Tıp Dergisi'nin Noel sayısında yayımlandı.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Güzellik İçin Yapmanız Gerekenler

0 yorum
Şeker, un, nişasta çetesi ile nasıl savaşacağız ya da savaşı nasıl kazanacağız? Bu yaşlandırıcı, hasta edici çeteyle nasıl mücadele edeceğiz?

Bunlarla mücadele etmeden obezite-şişmanlık, diyabet salgınlarıyla, kanser tehditleriyle, sindirim sistemi problemleri, bellek sorunları ve daha pek çok şeyle baş etmemiz mümkün olmadığına göre nasıl bir yol izleyeceğiz? Bu çeteden uzak durmanın bazı yollar, çareleri muhakkak ki var: Beslenme konusunda bilgilerimizi artırmak bunlardan ilki. Unu, şekeri, nişastayı yavaş yavaş azaltmak, özellikle şekerli yiyeceklerden elimizi ayağımızı sistemli bir biçimde çekmek ikincisi! Ayrıca ne yapıp edip en kısa zamanda; bir, doğal mutfağa dönmek; iki, ev yemeklerine yeniden merhaba demek; üç, hazır yiyeceklerden mümkün olduğu kadar uzak durmak; dört, besin seçimlerimizde her daim adeta bir “şeker-un-nişasta müfettişi” gibi davranmak, yani besin etiketlerini büyük bir dikkatle okumak ve bu üçünün bulunduğu yiyeceklerden ya uzak durmak ya da daha düşük oranda şeker-un-nişasta içerenleri satın almak gerekiyor.

Un, şeker ve nişasta neler yapıyor?
- Kilo aldırıyor - Cildi kırıştırıyor - Belleği bozuyor - Kemik ve kasları güçsüzleştiriyor - Diyabeti kolaylaştırıyor - Bağışıklığı zayıflatıyor - Kansere zemin hazırlıyor - Kan-yağ dengesini bozuyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

4 Şubat 2014 Salı

Geçici Dövme Desenleri

0 yorum
Dövme yaptırmak isteyen ama inanç açısından yaptırmayanlar için farklı geçici dövme desenleri. Hint kınası ile geçiçi olarak yaptırılıp bir süre kullanılabilecek hoş desenler.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Kış Aylarında Sağlıklı Beslenme Önerileri

0 yorum
Kış mevsimini hissetmeye başladığımız şu günlerde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması sağlığımızın korunması açısından önem taşımaktadır.



Kış mevsiminde havaların soğuması ile birlikte beslenme şeklinde değişikliler olmakta, genellikle yağlı ve şekerli besinlere eğilim artmaktadır. Kış aylarında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmekte, fiziksel aktivite yoğunluğunda azalma olmaktadır. Kış mevsiminde fiziksel aktivitenin az olması, gecelerin uzaması nedeni ile televizyon başında fazla zaman geçirilmesi ve besinlerin atıştırılması gibi nedenlerden dolayı vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabilmektedir. Genellikle yaz aylarında dikkat edilmeye başlanan kilo kontrolü, kış aylarında yerini ihmalkârlığa bırakır. Birçok insan, kalın giysiler içerisinde kilolarını daha rahat saklayabileceklerini düşünerek, sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşırlar.

KIŞ AYLARINA YÖNELİK SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ

Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan çeşitli besinler en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalıdır.

İmkânlar dâhilinde her gün mevsiminde bol meyve ve sebze tüketilmesi önerilmektedir. Kış aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekmektedir. Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önemlidir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir. Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasını neden olmaktadır. Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini, güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. D vitamininin yanı sıra balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Bu nedenle kış aylarında imkanlar dahilinde haftada 2-3 kez yenilmesi önerilmektedir.

Kış aylarında genellikle meydana gelen beslenme alışkanlıklarının başında, daha yağlı yiyecekleri tüketmeye olan eğilimdir. Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı margarin ve tereyağından kaçınılmalı, yoğun yağlı etlerden uzaklaşılmalıdır. Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir. Genellikle kış aylarında özellikle çocukların sevdiği sebzeler azdır. Çocuklara pırasa, kereviz, ıspanak gibi kış sebzelerini zorlayıcı tavırlar ile yemek yemelerini sağlamak birçok anne için problemdir. Bu nedenle ısrar etmek yerine bu sebzeleri değişik şekillerde sunmak belki de daha faydalı olacaktır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğunuza, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktarda ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır. Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir.

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kışın Hasta Olmamak

0 yorum
Kış boyunca vücudunuzun susuz kalmaması büyük önem taşıyor. Her gün yeterince su almalı ve bunun yanı sıra sağlıklı diğer içecekleri tüketmelisiniz. Çorbalar ve bitki çayları en sağlıklı seçimlerdir. Ihlamur, adaçayı, yeşil çay, ekinezya gibi pek çok bitki çayını kış boyunca tüketin. Sağlıklı sıvılar toksinleri atmanıza yardımcı olur. Kışın uyku oldukça önemlidir. Her gün uykunuzu aldığınızdan emin olun. İyi bir uyku vücutta çeşitli hücreleri tamir eder ve sizi kuvvetlendirir. Yeterli ve sağlıklı uyku uyumak, bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve sizin kışın hastalıklarla mücadele etmenizi kolaylaştırır.Kışın daha fazla tatlı ve şeker tüketmek isteyeceğinizi biliyor musunuz? Soğuk havalarda evin içinde kapalı kalmak, daha fazla karbonhidratlı besinler tüketmenize neden olur. Şekerli besinler ise obezite ve şeker hastalığının risklerini arttıracaktır. Daha doğal ürünlerle, sağlıklı tatlıları tüketmeye özen gösterin.



Hangi mevsimde olursa olsun egzersiz yapmanız çok önemlidir. Havanın soğuk oluşunu kendinize bahane etmeyin. Özellikle kış ayları kinin egzersizden cayması için uygun zemin hazırlar.Haftada en az üç gün ortalama bir saat spor yapın. Hiçbir şey yapmıyorsanız, çıkıp yürüyün... Spor bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Doğru beslenme vücudunuzun en önemli savunma alanını oluşturur. Sağlıklı beslenirseniz, vücudunuzun dışarıdan gelebilecek her türlü kötü kuşatmaya karşı direnci oluşur. Meyve ve sebzeleri vücudunuzun temel besin ihtiyaçları olarak görmeli ve meyve ve sebzeden yana zengin beslenmelisiniz. Yani, kışın meyve ve sebze tüketimini arttırın.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Ev Yapımı Maskeler

4 yorum
Bakımlı olmak için ille de kozmetiklere çok para harcamak gerekmiyor. Mutfaktaki güzellik salonu, sağlığınıza da cildinize de iyi geliyor. İşte hem hesaplı hem de faydalı ev yapımı maskeler.

Kızarıklığa Karşı Salatalık

Soğuk salatalık dilimleri ve yabanmersini karışımı, stresten kızaran cildi sakinleştirir.

  • 1 adet salatalığı rendeleyin ve 1 çorba kaşığı yabanmersinini iyice ezin.

  • Rendelenmiş salatalık, ezilmiş yabanmersini ve 1 çorba kaşığı yoğurdu macun kıvamına gelene kadar karıştırın.

  • Hazırlamış olduğun karışımı yüz, boyun ve dekolte bölgenize uygulayın.

  • 5-10 dakika bekledikten sonra, maskeyi uyguladığınız bölgeyi durulayıp nemlendirici sürün.

Canlandırıcı Papaya

Papaya içindeki yüksek orandaki C vitamini nedeniyle cildi gençleştirir.
  • 3 çorba kaşığı ezilmiş papaya, 2 çorba kaşığı ezilmiş muz, 2 çorba kaşığı süt, 1 çorba kaşığı Hindistan cevizi suyu ve 1 çorba kaşığı yoğurdu mikserle çırpın.

  • Karışımı 1 saat buzdolabında bekletin. Sonra maskeyi cildinize uygulayın.

  • Beş dakika bekledikten sonra, yüzünüzü soğuk suyla durulayın.

Siyah Noktaya Balkabağı

Ölü deri hücrelerini temizleyerek, siyah nokta oluşumunu önler.
  • 1 çay kaşığı balkabağı püresini 1 çay kaşığı bal, 1 çay kaşığı elma sirkesi, 1 çay kaşığı un ve 1 adet yumurtayla karıştırın.

  • Karışımı çatalla ezin.

  • Hazırladığınız maskeyi kuru ve temiz cildin üzerine sürüp 20 dakika bekleyin.

  • Cildinizi ılık suyla durulayıp kurulayın.

5 Kasım 2010 Cuma

Çamur Banyosu Hakkında

0 yorum

Çamur cilt üzerinde ilaç etkisi yapar mı?
Çamurun etkisi tropikal ilaç etkisi ile bazı durumlarda karşılaştırılabilir. Özellikle cilt hastalıklarında turbo dediğimiz çamur tipi organik maddeler içeriyorsa aynen ilaç gibi etki yapabilir. Bazı çamur türleri bitkisel olarak östrojen olarak bildiğimiz kadınlık hormonu içerirler. Humik asit ve lignin selüloz gibi maddeler de çamurda bulunur. Bunlar cilt üzerinden emilerek hem cilt üzerinde iyileşme etkisi yapar, hem de vücuttaki bağışıklık sistemine ciddi etkileri söz konusudur.

Çamur nasıl uygulanır?
Çamur tedavisi hasta açken ve sabah saatlerinde yapılmalıdır. Banyo kürlerinde kural; dozun hem süre hem sıcaklık yönünden yavaş yavaş arttırılmasıdır. Jinekolojik hastalıklarda 12 dakika ve 35 santigrat derece sıcaklıkla başlanır. İkişer dakika ve 1 santigrat derece arttırılarak 20 dakikaya ulaşılır. Çamur banyosu haftada iki-üç, toplamda ise 10-15 kez uygulanmalı.

Sizin reçetesine çamur banyosu yazdığınız hastalarınız oluyor mu?
Biz, İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji Bölümü’nde çamur banyosunu zaten uyguluyoruz. Ama bizim hastalarımıza uyguladığımız alan romatizmal hastalıklar. Bu uygulamaların yapılabildiği kaplıca merkezlerine hastaları gönderdiğimizde, tedavi planına çamuru da ekliyoruz. Genelde çamuru, banyo yani mineralli termal suyla kombine ederek kullanıyoruz. Özellikle lokal sorunlarda; mesela el veya omuz eklemini tutan sorunlarda, lokal çamur paketi uygulamalarından yararlanmak mümkün.

Çamur tedavisi haftada kaç gün ya da ne kadar süreyle uygulanmalı?
Uzman doktorun kontrolünde kür tarzında yapılmasını istiyoruz. Uygulama kürleri hastaya göre değişir. 10-15 gün genellikle en fazla tercih edilenidir. Günde bir ya da iki kez uygulanması gerekebilir. Buna rahatsızlığın durumuna göre uzman karar verir. Bazen banyo, tuz, su altı tazyikli duş gibi su uygulamalarıyla birlikte yapılmasını öneririz.

Siz bugüne kadar çamur banyosu yaptınız mı?
Evet. Ben rahatsızlığım için değil, vücudumu dinlendirmek ve bağışıklık sistemimi kuvvetlendirmek için çamur banyosu yapıyorum. Dinlenme amaçlı ya da gevşeme, rahatlama amaçlı kullanım da söz konusu olabiliyor. Bir anlamda çamur uygulaması, en etkin termal tedavilerden biridir. Çamur insanı rahatsız etmeden derin, etkili ve güçlü bir ısınma sağlar. Tıbbi çamurların ısı tutma kapasiteleri çok yüksektir. Bunlar bu anlamda klasik su tedavilerinden çok daha etkilidirler. Ben de çoğu kez, yorgunluklarımdan kurtulmak için bile çamur banyosu uyguluyorum.

Tedavi amaçlı olarak her çamurla banyo yapılabilir mi?
Olur ama boşuna yorulmuş olursunuz. Belki o an için doğru uygulama yapıldığında kendinizi iyi hissedebilirsiniz ama özelliği olmayan çamurla bu girişimlerde bulunursanız, kalıcı etkisi olmaz. Mineral yönünden zengin çamurlar etkili sonuç verir. Bu araştırmalarla da kanıtlanmıştır.

İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle çamur banyolarıyla ilgili Sabah Gazetesinden Esra Tüzün'ün sorularını yanıtlamış faydalı olacağını düşünüyorum.

15 Haziran 2010 Salı

İsmek kuaförlük makyözlük

0 yorum



Feshanedeki ismek sergisini gezerken kuaförlük makyözlük bölümünü özellikle inceledim malum ilgi alanıma giriyor resmen küçük bir güzellik salonu oluşturulmuş.Yoğun bir şekilde her alanda uygulama yapılıyordu kişileri çekmemek için resimleyemedim .Makyaj, ciltbakım ve fön yapılan koltuklar doluydu .İstanbuldaysanız hem ismek sergisini gezin hem uygulamalara katılın derim :)

9 Haziran 2010 Çarşamba

BUSMEK 5. genel sergisi cilt bakimi ve makyaj

1 yorum



Busmek 5. sergisinden cilt bakımı ve makyaj standı.Bu gün açılışta cilt bakımı ,makyaj ve hint kınası yaptık :) Genelde doğaçlama çalıştığım dövmeleri keşke resimleme imkanım olsaydı.Ama başım öyle kalabalıktı ki hiç fırsatım olmadı.

8 Haziran 2010 Salı

5. BUSMEK sergisi 9 Haziranda

0 yorum
Bende bu yıl busmek kurslarından ciltbakımı makyaj kursuna katılmıştım :) Cilt bakımdan makyaja ,masajdan hint kınasına bir çok konuda eğitim aldık veESRA hocamızın gayretleri ile çok güzel şeyler öğrendik .Teşekkürler ESRA hocam emeğinizin hakkı ödenmez.

Veeee açıklıyorum zaten söylemezsem çatlarım sertifika sınavını 96 puan alarak geçtim :)) 5.Busmek sergisine uğrarsanız hint kınası yapacağım standımıza bekleriz ;)

29 Nisan 2010 Perşembe

Kilo vermek nasıl daha kolaylaşabilir

0 yorum



Şimdide yapmamız gereken birşey var vücudumuzu tanımak :) Biliyorsunuz ki farklı vücud yapıları var ve buna göre beslenip hareketler yapmalıyız .



Eğer elma tipi vücuda sahip bir kadınsanız; kilolarınız, ağırlıklı olarak vücudunuzun orta bölümündedir ve vücudunuzun alt kısmı küçük veya dardır.

Egzersiz planı
Elma şekilli vücut, genellikle aşırı yeme ve yeteri kadar egzersiz yapmamanın bir sonucudur. Elma grubundakilerde görülen yağ, iç organların etrafında toplanmış olduğu için diğer gruplardakilerden daha tehlikelidir. Bu yağı süratle yakmanın püf noktası, çok miktarda kardiyovasküler hareket yapmaktır. Yüzme ve bisiklet yerinde seçimlerdir. Koşma gibi vücuttaki eklemlere aşırı yük bindirecek sporlar sakatlanmayla sonuçlanabileceğinden dikkat edilmelidir. (Bu grubun eklem yerleri oldukça hassastır.)

En fazla miktarda yağı yakmak için, bir seferde toplam 1 saat yerine, günde 30'ar dakikalık iki bölüm yapmayı hedefleyin. Birinci bölümde 15 dk bisiklet veya yüzmeyle başlayabilirsiniz. Bunu zorlu hareketlerden oluşan bir dizi egzersiz takip edebilir. Egzersizlerinizde gelişme kaydettikçe kardiyo çalışmanızı artırın ve yokuş yukarı veya engebe ekleyerek zorluk derecesini de yükseltin.

Günlük spor programınızı ikiye bölmek demek, EPOC'unuzdan (egzersiz sonrası ek oksijen tüketimi) da iki katı verim almanız demektir. Bu da yaklaşık olarak yüzde yirmi daha fazla kalori yakmak anlamına gelir.

Yağ yakma potansiyelinizi maksimize etme açısından, yağsız kas dokularınızı yapılandırmak çok önemlidir. Çünkü ne kadar çok kasınız varsa, vücudunuz da - dinlenirken bile - o kadar çok kalori yakar. Bunun için geniş kas gruplarını çalıştıran egzersizlere konsantre olun. Kalça ve üst bacak kaslarını yürüyüş ve egzersiz topu kaldırarak çalıştırın. Ayaklarınızı topun üzerinde dinlendirin ve sonra vücudunuzun alt kısmını sıkın, vücudunuz düz durana kadar kalçanızı yerden havaya doğru kaldırın. Vücudunuzun orta bölümündeki kasları zorlamak için hareketleri egzersiz topunun üzerinde yapabilir ve bu sayede ana kaslarınızı da çalıştırabilirsiniz.

Her vücut biçimi için etkili olan egzersizler değişiktir. Elbette beslenme şekli de buna göre farklılık gösterir.


Neler yapmamalı?
Elma grubundakiler genellikle kalın bellerini inceltmek amacıyla abdominal (karın) bölgeyi çalıştırırlar; ama eğer kardiyo yapmazsanız, karın kaslarının üstüne yerleşmiş olan yağlardan kurtulamayacağınız için, yaptığınız diğer hareketlerin de pek anlamı kalmaz. Bu hareketleri 30 dakikalık bisiklet veya cross-training'le kombinleyin.


Beslenme planı
Elma grubundakiler genellikle beyaz ekmek veya makarna gibi basit karbonhidratlar tüketirler. Düşük yağ oranına sahip bisküvi ve kurabiyelerle diyet içecekleri gibi düşük kalorili ve yüksek katkı maddeli yiyecek ve içecekler, hormonal karışıklığa sebep olabilen kimyasal dengesizlikler yarattığından -özellikle bel bölgeniz başta olmak üzere- sizin için kötüdür.

Önce glikoza sonra da yağa dönüşen basit karbonhidratlı kahvaltı gevreklerin yerine, müsli, yulaf veya kepekli ekmekle yapılmış tost ve yumurta yiyebilirsiniz. Çikolata ve gofretlerin yerini de zeytin ve fındık almalıdır.

Kahverengi pirinç ve makarnayla çok-tahıllı ekmek gibi kompleks karbonhidratlar fena değildir ama bunları akşamüstü saat beşten sonra tüketmemek önemlidir. Akşamları yenen fazla karbonhidratlar kullanılmayacak enerjiye dönüşür ve sonra da elbette vücudun tam orta bölümünde birikmiş yağ olarak karşımıza çıkar.

23 Nisan 2010 Cuma

Ac kalmadan zayifla

0 yorum


Şimdi şu diyetin gıda listesine bir bakalım :))bu diyette kalori değil karbonhidrat değeri esas alınıyor.




Tavuk suyu 0
Et suyu sade 0
İşkembe 10
Paça 12
Sebze 12
Mantar 15
Domates 16
Kuşkonmaz 16
Şehriye 17
Tarhana 17
Mercimek 18
Bezelye 20


Sebzeler Karbonhidrat değeri
Patlıcan (1 adet) 4
Kabak (1 adet) 4
Dolmalık biber (1 adet) 4
Kuşkonmaz 5
Enginar (1 adet) 6
Karnabahar 6
Kereviz 6
Kıymalı ıspanak 6
Etli lahana dolması 8
Püre ıspanak 8
Pırasa 8
Havuç 9
Bamya 10
Zeytinyağlı lahana dolması 18
Mısır (1 adet) 18
Pirinçli ıspanak 20
Taze bezelye 20


Çiğ Sebzeler Karbonhidrat değeri
Taze soğan (1 adet) 1
Maydanoz (10 gr.) 2
Kımızı turp (4 adet) 2
Yeşil biber (1 adet) 3
Salatalık (1 adet orta boy) 4
Havuç (1 adet orta boy) 4
Domates (1 adet orta boy) 6
Çiğ lahana (1 porsiyon) 7
Marul (1 adet orta boy) 8


Bakliyat Karbonhidrat değeri
Mercimek (100gr.) 48
Bezelye (100gr.) 45
Bakla (100gr.) 47
Nohut (100gr.) 50
Fasulye (100gr.) 52
Pirinç (100gr.)


Et Karbonhidrat değeri
Şiş ızgara 0
Biftek ızgara 0
Bonfile ızgara 0
Pirzola ızgara 0
Köfte ızgara 1
Kuş başı sebzeli 6
Köfte tava 8
Döner 0
Pide döner 25
İskender 28

*Et porsiyonları 200 gramdır.


Tavuk Karbonhidrat değeri
Tavuk çevirme 0
Tavuk haşlama 0
Tavuk döner 0
Tavuk tava 8

*Tavuk porsiyonları 400 gramdır.


Sakatat Karbonhidrat değeri
Beyin salatası (1 porsiyon) 8
Beyin haşlama (100gr.) 1
Beyin tava (100 gr.) 10
Yürek ızgara (200gr.) 1
Böbrek sote (200gr.) 1
Böbrek ızgara (200gr.) 1
Ciğer ızgara (200gr.) 3
Ciğer tava (200gr.) 6
Dil haşlama (250gr.) 0
Dil tava (250gr.) 12


Şarküteri Karbonhidrat değeri
Sosis 1
Salam 1
Jambon 1
Pastırma 1
Sucuk 1


Yumurta Karbonhidrat değeri
Haşlanmış (1 adet) 0
Sahanda (1 adet) 0
Omlet sade (2 adet) 1
Omlet sebzeli (2 adet) 1
Omlet patatesli (2 adet) 22
Sucuklu sahanda (2 adet) 1
Pastırmalı sahanda (2 adet) 1
Menemen (2 adet) 11

Süt mamülleri Karbonhidrat değeri
İnek sütü (1 su bardağı) 6
Ayran (1 Su Bardağı) 5
Keçi sütü (1 su bardağı) 13
Kaymak (1 yemek kaşığı) 1
Krem şanti (1 yemek kaşığı) 1
Yoğurt (250gr.) 12
Beyaz peynir (100gr.) 1
Kaşar (100gr.) 1
Dil peyniri (100gr.) 1


Mezeler Karbonhidrat değeri
Çiroz (100gr.) 1
Ançuez (100gr.) 1
Lakerda (100gr.) 1
Ciğer ezmesi (100gr.) 3
Rus salatası (100gr.) 8
Turşu (100gr.) 6
Fava (100gr.) 47
Sardalya (3 adet) 0
Hardal (1 tatlı kaşığı) 2
Mayonez (1 yemek kaşığı) 1
Ketçap (1 yemek kaşığı) 4
Sirke (1 yemek kaşığı) 1
Limon (1 adet) 6


Kuruyemişler Karbonhidrat değeri
Leblebi (50gr.) 16
Fındık (50gr.) 13
Fıstık (50gr.) 12
Badem (50gr.) 12
Ceviz (50gr.) 10
Patlamış mısır (50gr.) 10
Kuru üzüm (50gr.) 38
Kestane (50gr.) 35
Kuru incir (1 adet) 6
Cips (100gr.) 10



Hamur işi ve tatlılar Karbonhidrat değeri
1 dilim francala (20gr.) 11
1 dilim ekmek (20gr.) 12
Tost (20gr.) 8
Sandviç (50gr.) 25
Makarna (50gr.) 18
Börek (50gr.) 33
Pilav (50gr.) 10
Simit (1 adet) 25
Bisküvi (1 adet) 4
Kesme şeker (1 adet) 12
Baklava (1 porsiyon) 105
Muhallebi (1 porsiyon) 30
Çikolatalı pasta (1 porsiyon) 65
Kremalı pasta (1 porsiyon) 62
Meyvalı pasta (1 porsiyon) 50
Kek (1 porsiyon) 30
Dondurma (1 porsiyon) 20
Karamela (100gr.) 68
Bonbon (100gr.) 72
Bitter çikolata (100gr.) 24
Bitter çikolata (100gr.) 55
Reçel (1 tatlı kaşığı) 14
Bal (1 tatlı kaşığı) 16


Balıklar Karbonhidrat değeri
Trança ızgara 0
Kılıç ızgara 0
Kefal ızgara 0
Levrek ızgara 0
Barbunya ızgara 0
Barbunya tava 12
Çupra ızgara 0
Kalkan tava 12
Kefal tava 12
Hamsi tava 15
İstavrit tava 12
İstavrit ızgara 0
Lüfer tava 12
Lüfer ızgara 12
İstakoz haşlanmış (1 pors) 0
İstakoz kokteyl (1 pors) 1
Karides kokteyl (1 pors) 1
Karides tava (6 adet) 8
Karides haşlanmış (6 adet) 0
Midye tava (8 adet) 10
Midye dolma (1 adet) 2
Midye haşlanmış (8 adet) 1
Kalamar tava (1 porsiyon) 10


Meyveler Karbonhidrat değeri
Erik Tatlı (1 adet) 4
İncir (1 adet) 4
Kayısı (1 adet) 5
Şeftali (1 adet) 12
Elma Ortaboy (1 adet) 16
Armut Ortaboy (1 adet) 18
Mandalina (1 adet) 9
Portakal (1 adet) 17
Greyfurt (1 adet) 16
Muz (1 adet) 22
Üzüm (100 gr) 9
Karpuz (100 gr) 4
Kavun (100 gr) 4
Yeşil Erik (100 gr) 6
Çilek (100 gr) 8
Kiraz (100 gr) 8


Doğal meyve suları Karbonhidrat değeri
Greyfurt 24
Portakal 28
Mandalina 24
Domates 10
Elma 32
Armut 36
Üzüm 42
Şeftali 30
Vişne 34
Kayısı 34
Çilek 24
Kola 23
Gazoz 21
Çay 0
Çay (tek şekerli) 12
Soda 0

21 Nisan 2010 Çarşamba

Ac kalmadan nasil zayiflanir

1 yorum

Aç kalmadan rejim yapmaya varmısınız ? Hele tatlı canavarıysanız ( ki ben tam tatlı bağımlısıyım ) rejim sözü bile insanı ürkütüyor :)) Hayatım boyunca zayıf olamadım zaten 5 kiloyu geçik doğmuşum .Hoş ömrüm boyunca annem '' Senin neren şişmanmış '' deyip deyip kilo almama neden oldu o ayrı konu ;) Üstelik troidim sayesinde yediğim yapışıyor da giydiğim yakışıyormu tartışılır :))))
Şimdi sağlık problemi yüzünden en az 10 kilo vermem gerekli kilo vermek isteyen arkadaşlara bir önerim var.Bir kitap buldum ona uyarak rejim yapmaya başladım:) Aç kalmadan zayıflamayı düşünüyorum .Ama yalnızda çekilmiyorki düşündümde kilo vermeye istekli olan olursa burda paylaşıp birlikte kilo vermeye ne dersiniz.
Bu arada sağlıklı bir beslenme eşittir sağlıklı ve güzel bir cilt .

18 Nisan 2010 Pazar

Her şişmanlık obezite değildir

0 yorum
Her şişmanlık obezite değildir


Bu gün zaman pazar ekinde okuduğum bir yazı


Elma dersem çıkma, armut dersem çık!

Obezite dediğimiz şey kilo ile boy arasındaki orandır. Problem adele dokusu ile yağ dokuları arasındaki farktır. Mesela futbolculara ya da atletlere baktığınız zaman BMA testinde şişman olarak çıkabilirler ama esasında şişman değildirler. Öte yandan normal kiloda olan bir beyefendi vücudunda daha fazla yağ kütlesi barındırdığı için obez olabilir. Elma vücut şekline sahipseniz ve mide kenarında yağ birikmesi varsa sağlıksızsınızdır. Kadınların bacakları incedir ama vücutlarının karın bölgesinde yağ fazla ise bu tehlikelidir. Çünkü armut şeklinde bir vücuda sahip olan kadınlar ise daha az diyabet ve kalp rahatsızlıklarından etkilenirler. Elma şeklindeki vücut daha büyük bir risk içerir.


Diyet önerilerinin çoğu zararlı

Herkes kilo verebilir. Mühim olan şey vücuduna aldığından daha fazlasını harcayabilmek. Birine odaklanmamak lazım.



Gün içinde aralıklarla da olsa en az 30 dakika kadar yürümek gerekir.

Sebze ve meyveyi çok tüketin. Sabah baklagil, patates, tahıllı ürünler yiyin.

Yemeklerin bir kısmı diyetten çıkarılmalı demiyoruz. Mühim olan dengelemektir.

İdeal olan haftada bir kilo kaybetmektir ve böylesi kalıcı olur. Hemen kilo vermek vücuttaki yağı değil suyu kaybettirir.

Piyasadaki diyet önerileri yapan kitapların çoğu zararlı diyet öneriyor. Çoğu birçok yiyecek türünü diyetten çıkararak formül önerir. Mühim olan günlük kaloridir. En başarılı diyet size uygun olanıdır.

Arzu eden devamını verdiğim likten okuyabilir .

16 Nisan 2010 Cuma

Geçici dövme deseni

0 yorum


Hint kınası ile arkadaşın eline yaptığımız geçici dövme deseni.Fotoğraf makinamın azizliğine uğramasaydım çok hoş birkaç dövme daha yapmıştım ama resimleyemedim.

5 Mart 2010 Cuma

Geçici dövme desenleri

4 yorum





Geçici dövme desenleri . Kurstaki kızların istekleri doğrultusunda genelde doğaclama çalışılmış dövme desenleri :)

Geçici dövme nasıl yapılır.

5 yorum




Bilmem merak ettinizmi geçici dövme nasıl yapılır diye :) Biz gençliğimizde kına ile baş harflerimizi yazardık .Gittiğim cilt bakım kursunda hocamız hint kınası ile geçici dövme yapmayı öğretti.Geçici dövme diye aradığınızda google da bir çok formül çıkıyor.Bu da onlardan biri ,kendine ait gecici dövme desenleri olduğu gibi özgün desenlerde kullanılabiliyor.Bunlarda benim arkadaşlara yaptığım geçici dövme desenleri.

3 Mart 2010 Çarşamba

Sivilceleri yok edin!

0 yorum



Sivilceleri yok edin!

Akne sorunundan muzdarip olanların yüzde 90'ı yedikleri şeylerden etkilenmez. Ama yüzde 10'unun tükettiği yiyecekler akne problemlerini tetikleyebilir.

Süte dikkat: Bazı insanlarda süt içmek akne problemini artırabilir. Bunun nedeni sütte bulunan hormonlardır. Organik süt içerek hormon almaktan korunduğunuzu düşünebilirsiniz, ama süt üretmek, dışarıdan hormon takviyesi yapılmasa bile ineklerin fazladan hormon salgılamalarına neden olur. Eğer bu hormonlara karşı hassas bir bünyeniz varsa, süt içtiğinizde akneleriniz de artacaktır.

Şeker tüketiminizi kısıtlayın: Araştırmalar şekerin akneye neden olan bakterileri artırdığını gösteriyor. Tatlıdan, şekerli içeceklerden kaçınarak ve vücudunuzdaki toksinleri atmak için bol su tüketerek akne sorununuzu kontrol altına alabilirsiniz.

Betakaroten tüketin: A vitaminin bu türevi, akne sorununu yenmenize yardımcı olabilir. En çok şeftali ve havuç gibi turuncu meyvelerle, sebzelerde ve koyu yeşil sebzelerde bulunur.

2 Mart 2010 Salı

Kırışıksız ve daha canlı bir cilt

3 yorum





Yediklerinizin cildinize yaptığı etkiyi biliyor musunuz?

Uzmanlar, yediğiniz şeylerin cildinizin görünümünde son derece belirleyici rol oynağını söylüyorlar. e-kolay'ın haberine göre bir sürü sebze ve meyve tüketiyorsanız, cildiniz daha iyi görünecektir, fakat çok fazla kahve içiyorsanız cildiniz kurur. Peki kırışıklıkların görünümünü hafifletmek, daha canlı bir cilde kavuşmak ve sivilceleri önlemek için nasıl beslenmeliyiz?

Kırışıksız ve daha canlı bir cilt
Serbest radikal sayısı çok fazla arttığında kırışıklıklar oluşur. Serbest radikaller, güneş, stres, sigara ve çok fazla kafein yüzünden oluşan ve vücutta başıboş dolaşarak sağlıklı hücrelere zarar veren moleküllerdir.

Kolajen ve elastin liflerine saldırarak cildin yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin verdiği zararı önleyen ve tamir eden besinler tüketmelisiniz. Üstelik vücudunuz gerekli besinleri almadığında, cildiniz nemsiz kalır ve cansız görünür.

Şimdi de iyi haber; sağlıklı beslenmeye başladığınızda, cildinizin buna ne kadar çabuk tepki verdiğine şaşıracaksınız!

Kafeini kontrol edin: Günde iki bardak veya iki kutudan fazla kafeinli içecek tüketmemeye özen gösterin. Çünkü kafein vücuttan su atılmasına neden olur. Unutmayın eğer cildiniz nemliyse kırışıklıklar daha az belirgin görünecektir: Bir üzüm tanesi ile kuru üzümü karşılaştırın, ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Eğer kafeine ihtiyaç duyuyorsanız, yeşil çayı tercih edin. Yeşil çay, kafein içermesine rağmen, içindeki polifenoller sayesinde serbest radikalleri yok eder.

Antioksidan tüketin: Vücudunuzun serbest radikallere karşı savunma mekanizmalarını güçlendirmenin en iyi yolu, anti-oksidanlar açısından zengin besinler tüketmektir. İşte süper antioksidan güçler: Ispanak, brokoli. biber, pazı, yabanmersini, üzüm ve çilek.

Likopen desteği: Bu anti-aging maddenin serbest radikalleri yok etmek konusunda son derece etkili olduğu biliniyor. Bol bol domates tüketirseniz - özellikle pişmiş olarak - bu değerli maddeyi diyetinize eklemiş olursunuz.

Esansiyel yağ asitlerinin önemi: Bilimsel araştırmalar esansiyel yağ asitlerinin cildin nem tutma kapasitesini artırdığını ve cilt üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Daha güzel bir cilt için somon, ceviz ve keten tohumu tüketin.

Yoğurt yiyin: Yoğurt yemek cilt için son derece faydalı olabilir. Yoğurdun içindeki bakteriler cildin pH seviyesini dengeleyerek, daha canlı ve parlak görünmesine yardımcı olur.

Alkole dikkat: Alkol hem vücudun ve cildin susuz kalmasına, hem de serbest radikal oluşmasına neden olur.

Kırmızı eti azaltın: Kırmızı et serbest radikal oluşmasına neden olabilir. Eğer tükettiğiniz miktarı azaltırsanız, cildiniz daha canlı ve parlak görünür - haftada iki, üç porsiyon yeterli. Kırmızı ete alternatif olarak, faydalı yağ asitleri içeren tavuk ve balık yiyebilirsiniz.

26 Ocak 2010 Salı

Cilt tipini öğren

1 yorum


Cilt bakımının başarılı olması için bilmemiz gereken en önemli şeylerden biri de cilt tipini bilmektir.Ne kadar pahalı ürün kullanırsanız kullanın cilt tipinize uygun değilse yarardan çok zarar getirir.Aslında biraz dikkat edilirse cilt yapınızı çözmek çok da zor birşey değildir.Aşağıdaki açıklamaları okuyarak kendi cilt tipinizi tanımaya çalışın . Ayrıca bilindiği üzere her cildin kendine has bakımları vardır ve biz bunları hep beraber öğreneceğiz :))

CİLT TİPLERİ
1.Kuru Cilt 2.Yağlı Cilt a)Yağlı, b)Akneli, c)Hassas 3.Karma Cilt 4.Normal Cilt 5.Hassas Cilt 6.Olgun Cilt 7.Genç Cilt

1.Kuru Cilt: Bakıldığında mat duran, kepeklenme oluşan bir cilt tipidir. Gözenekleri sıkı ve küçüktür. Zamanla kaşıntılar söz konusu olur. Sürülen ürünlere karşı yanma hissi oluşur. Bu durumda bol neme ihtiyaç duyulur.

2. Yağlı Cilt: Kendi arasında üç guruba ayrılır. a)Yağlı, b)Akneli, c)Hassas
a)Yağlı Yağlı Cilt: Bakıldığında portakal kabuğu görünümünde olan gözenekleri geniş ve dolu olan parlayan cilt tipidir.
b) Yağlı Akneli Cilt: Aşırı SBS salgısından oluşur. Cilt temizliğine dikkat edilmesi gerekir.
c)Yağlı Hassas Cilt: Alerjik bünyelerde ortaya çıkan cilt tipidir. Bakıldığında cilt parlar ama aynı zamanda hassasiyet söz konusudur. Bu ciltlerde aşındırıcı ürünlerden uzak durulmalıdır.

3.Karma Cilt: Yanak bölgesi normal veya kuru olan, T bölgesi yağlı olan cilt tipidir. Veya yanak bölgesi yağlı, T bölgesi normal veya kuru olan cilt tipidir.

4.Normal Cilt: Bakıldığında hafif ışıltısı olan yağı ve nem oranı bakımından eşit olan cilt tipidir. İdeal cilt tipidir.

5.Hassas Cilt: Bakıldığında kırmızılılık ön planda olan cilt tipidir. Alerjik bünyelerde daha sık rastlanır.(Alerjik astım, alerjik bronşit gibi).

6.Olgun Cilt: Cilt 25 yaşından sonra yaşlanmaya başlar, 40 yaşında ise olgun cilt oluşur. Olgunlaşan ciltte nem ve yağ kaybı oluşur. Elastin ve Kolosjon liflerinde zayıflamalar oluşur.

7.Genç Cilt: Elastin ve Kolosjon lifleri sağlıklı cilt tipleridir. Nem ve yağ oranı düzgündür.

Blog Listem

 

© 2016 Cilt Bakımı ve Makyaj